Anne Sütü Nedir? Özellikleri ve Faydaları Nelerdir?

0

Hamileliğinizin sonuna yaklaştıkça, vücudunuz emzirmeye hazırlanmaktadır. Anne sütü, güçlü bir bağışıklık sistemi ve genel büyüme ve gelişme için en iyi bileşenleri içerdiği için bebeğiniz için mükemmel ve vazgeçilmez bir besin kaynağıdır.


Anne Sütünün Bebek İçin Yararları

Anne sütü, bebeğinizin yaşamının ilk altı ayındaki beslenme ihtiyacını karşılamak adına çok önemlidir. Ek beslenme ürünü veya su tavsiye edilmediğinden, bebeğinizin beslenmesini daha da kolaylaştırmaktadır. Anne sütü, bebeğinizin doğru oranda büyüyebilmesi için gerekli olan besin maddelerinin, yağların ve proteinlerin mükemmel karışımını içermektedir.

Zaman geçtikçe ve bebeğiniz büyüdükçe, süt yeni beslenme gereksinimlerini karşılamak adına değişmektedir. Örneğin, ilk sütünüzün yağ oranı fazladır, ancak üç aylıkken sütünüz daha az yağlı ve daha fazla suya sahiptir.

Anne sütüyle beslenen bebeklerde hastalıklar da daha az yaşanmaktadır. Emzirilen bebeklerde kulak enfeksiyonu, solunum sıkıntısı, astım ve alerji hastalıklarının oranları daha düşüktür. Anne sütü ile sağlıklı bir bağışıklık sistemi arasında güçlü bir bağ vardır. Anne sütü ile antikorlarınızı bebeğinize geçireceğinizden bebeğinizin enfeksiyonlarla mücadele etmesi için iyi bir başlangıç ​​sağlamış olacaksınız.

Anne sütü, mikropların tutunmasını önlemek için bebeğinizin karnında koruyucu bir kaplama da yapmaktadır.

İlk Sütün (Ağız Sütü/Kolostrum) Önemi Nedir?

Kolostrum, doğumdan önce ve doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde göğüsleriniz tarafından üretilen sütlü bir maddedir. Kolostrum, anne sütünün üretiminden önce gelmektedir. Görünüşte net, ancak hafif sarı görünebilir. Anne sütü, yeni doğanlar için son derece besleyici ve son derece yararlı ise de, kolostrum anne sütüne kıyasla daha yoğun, protein açısından daha konsantre ve yağ oranı daha düşüktür.

Kolostrum, bağışıklık sistemi tarafından üretilen önemli hastalıklara neden olan bakteri, mantar, parazit ve virüs gibi mikroorganizmalara saldıran ve onları öldüren bu hastalıklarla mücadele eden protein, karbonhidrat, yağlar, vitaminler, mineraller ve antikorlar da dâhil olmak üzere bebeğe birçok besleyici yararlar sağlamaktadır. Kolostrumdaki antikor seviyesi normal sütün seviyesinin 100 katı kadar yüksek olabilmektedir.

Kolostrum hakkında detaylı bilgiye sahip olmak için tıklayınız.


Emzirmenin Anne İçin Yararları

Hormon Açısından

Birçok anne, emzirme ile birlikte bebekleriyle yaşadıkları fiziksel ve duygusal birlikteliğin yerine getirilmesini ve sevincini hissetmektedir. Bu duygular, hormonların salınmasıyla artmaktadır:

  • Prolaktin: Rahatlamanıza ve bebeğinize odaklanmanıza izin veren huzurlu ve besleyici bir his yaratmaktadır.
  • Oksitosin: Anne ve bebek arasında güçlü bir sevgi ve bağlanma hissini desteklemektedir.

Bu hoş duygular, ilk bebeklerini emziren pek çok anne, daha sonra doğan bebeklerini emzirmeyi tercih etmektedir.
Sağlık Açısından

Emzirmek, anneler için duygusal tatminin ötesinde sağlık açısından da yararlar sağlamaktadır. Emziren anneler doğumdan sonra daha hızlı ve kolay bir şekilde iyileşmektedir. Emzirme sırasında açığa çıkan oksitosin hormonu, rahmin normal boyutuna daha çabuk dönmesine ve doğum sonrası kanamayı azalmasına yardımcı olmaktadır.

Yapılan bazı çalışmalar, annelerin daha sonraki yaşamlarında meme ve yumurtalık kanseri oranının azaldığını göstermektedir.

Bir diğer çalışma emzirmenin, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol de dahil olmak üzere tip 2 diyabet, romatoid artrit ve kardiyovasküler hastalık riskini azaltabileceğini göstermektedir.

Ailenin Emzirme Dönemindeki Rolü

Aile, anne ve bebeği arasındaki emzirme ilişkisinde önemli bir rol oynamaktadır. Bir ailenin verebileceği en değerli armağanlardan biri de size yardımcı olmak ve sağlıklı bir emzirme ilişkisini teşvik etmek ve desteklemektir.

Örneğin, aile üyeleri, bebeği emzirmekten uzak tutacak birçok ev işini yapabilmelidir. Enerjinizi sadece yeni doğan bebeğinize ayırmanız yapacağınız en doğru adım olacaktır.

Bebeğin bakımıyla ilgilenmek için aile üyelerine düşecek pek çok yol vardır. Emzirdikten sonra gazının çıkarılması veya bezinin değiştirilmesi gibi anneye yardımcı olmanın harika yollarıdır. Ayrıca banyo zamanı göz teması için büyük bir fırsattır.

Emzirmenin ilk birkaç haftası önemlidir. Annenin ve bebeğin için en iyi olanı öğrenmek için doğru bir zamandır. Yeni anne olan kadınları çoğu için en önemli destekçileri anneleri veya eşleridir.

Emzirmenin Süreçleri Nedir?

Farkındalık: Bebeğiniz aç olduğu zamanda bebeğinizin açlık belirtileri ve emmesi izlenmelidir. Buna “talep üzerine” beslenme denir. İlk birkaç haftada, her 24 saatte sekiz ila 12 kez emziriyor olabilirsiniz. Aç bebekler ellerini ağızlarına doğru götürürler, emme sesleri veya ağız hareketleri yaparlar veya göğsünüze doğru hareket ederler. Bebeğinizin ağlamasını beklemeyin. Bu işaret onun çok aç olduğunun işaretidir.

Sabırlı olunmalı: Emzirirken her iki göğüs dönüşümlü olarak verilmelidir. İlk emzirme ardından emzirme aralığı bebeğin acıkmasına göre 2 ila 3 saat arasında uzatılabilmektedir. Bebekler, her öğünde memeyi ortalama 15 dakika içinde boşaltmaktadırlar.

Konfor: Kollarınızı, başınızı ve boynunuzu desteklemek için gerekli olan yastıklara ve emzirmeye başlamadan önce ayaklarınızı ve bacaklarınızı desteklemek için bir ayak desteği ile kendinizi rahat hissettirmelisiniz.

Emzirmek, bir bebeği beslemenin doğal ve en güvenli yoludur. Emzirmek için sabit bir süre yoktur. Bebeğinizi beslemek için istediğiniz süreyi düşündüğünüzde, aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi önemlidir:

Altı aya kadar önemli: Dünyadaki pediatrik ve medikal uzmanları altı aya kadar emzirmeyi ve daha sonra 12 aya kadar katı gıdayla birlikte emzirmeyi önermektedir.

12 ay sonra devam eder: Uzmanlar, doğduğu ilk günden itibaren emzirmeyi önerir ve anneleri bunu yapmaya teşvik etmektedirler. Bir bebek, beslenmesinin çoğunu katı gıdalardan alabilir, ancak yine de antikorlar gibi benzersiz maddeler içeren anne sütünün faydalarından yararlanmalıdır.

İki yaşına ve daha fazlasına kadar uzayabilir: Dünya Sağlık Örgütü (WHO), anne ve bebeğin bunu yapmak istemesi durumunda, iki yıla kadar ve hatta sonrasına kadar emzirmeyi önermektedir. Dünya Sağlık Örgütü, anne sütünün “doğal bir yiyecek” olduğunu belirtmektedir. Bebek bir buçuk yaşındayken bile, anne sütü; bebeğin beslenme gereksinimlerinin üçte birini sağlayabilmektedir.

Bu güvenilir organizasyonların önerilerinden açıkça görüldüğü gibi, bir bebeği emzirmek için şart koşulan bir görev yoktur. Anneler, yürümeye çağına gelmiş çocuklarına (yani üç yaşına kadar) anne sütü vermeye ikinci yıldan sonra devam eder. Sağlıklı bebekler için anne sütü ihmal edilmemelidir.