Doğurganlık ve Hamile Kalma

3

Hamile kalmak heyecanlı bir duygu olabilir. Bazıları için, hamile kalmak, basitçe gerçekleşmiş gibi görünse de diğerleri için hamile kalmak sabır ve belki biraz şans gerektirir.

En verimli olduğunuz zamanları bilmek, hamile kalmayı kolaylaştırabilir. Yapılması gerekenler ve yapılmaması gereken şeyleri düşünmek de önemlidir. Örneğin sağlıklı bir şekilde kilo vermelisiniz ve düzenli olarak cinsel yaşantınız olmalı – özellikle de yumurtlama (ovulasyon) zamanında. Sigara içmemeli ya da alkol kullanmamalısınız. Tabii ki, sağlıklı sperm de hamile kalmanızı etkileyen faktörler arasındadır.

Sıklıkla korunmasız cinsel yaşantı ile birlikte, sağlıklı çiftlerin çoğu bir yıl içinde gebe kalmaktadırlar. Hamilelik konusunda sorun yaşıyorsanız, tek başınıza başa çıkmayı üzerinize bir görevmiş gibi almayınız. Bu durumda, bir kadın doğum uzmanından veya diğer sağlık kuruluşlarından yardım isteyebilirsiniz. İnfertilite (Kısırlık), kadınları ve erkekleri eşit derecede etkilemekte ve tedavisi de mümkün olmaktadır.

Ebeveyn sağlığı, sağlıklı bir hamilelik için anahtardır. Sonuçta, sağlıklı ebeveynlerin sağlıklı bebek sahibi olma olasılığı daha yüksektir. Sağlıklı gıdaların tüketilmesi, doğum öncesi vitaminlerin alınması ve düzenli olarak egzersizler gibi sağlık temelleri ile başlayarak ihtimali arttırabilirsiniz.

İyi beslenin

Beslenme listenize yeterince protein, demir, çinko, vitamin C ve D vitamini eklediğinizden emin olmalısınız. Çünkü bu besinlerin eksiklikleri adet döngünüzün uzamasına (ve dolayısıyla düşük oranda yumurtlamaya) ve düşük riski taşınmasına sebep olmaktadır. Günlük multivitamin takviyesi almalıysanız doktorunuza danışmalısınız. Et, balık, az yağlı süt ürünleri, yumurta ve fasulye gibi protein açısından zengin gıdaları tüketmeyi unutmamalısınız.


İçmeden Önce Düşünün

Araştırmalar, alkol tüketimini hamile kalma yeteneğiyle ilişkilendirdi (ayrıca gelişmekte olan bir fetusa da zarar verebilir). Alkol, yumurta implantasyonuna müdahale edebilecek östrojen seviyelerini değiştirmektedir. Gebe kalmaya çalışırken ve hamileliğiniz sırasında kafeini kesmeyi de düşünmelisiniz. Çalışma sonuçları ve araştırmalar, kafeinin kadın hormonu düzeylerini etkilediğini ve hamile kalmanın süresini etkileyebileceğini ileri sürüyor.


Kilo Kontrolü Yapın

Vücuttaki aşırı yağ oranı, yumurtlamayı bozan bazı hormonların fazla üretimine yol açmaktadır. Adet döngüleriniz düzenli olmayabilir, daha az yumurtlamanıza ve hamile kalma şansınız düşebilir. Egzersiz sağlıklı kilo vermenize yardımcı olabilmektedir. Charlottesville’de Virginia Üniversitesi’nden endokrinolog olan Christopher Williams, ” Doğal olarak Gebe Olmanın En Hızlı Yolu” adlı kitabın yazarı, kilo konusunda aşırıya kaçılmamalı diye belirtmektedir. Hamile kalmaya çalışmadan önce doktorunuzla egzersiz rutininiz hakkında konuşmanızda fayda olacaktır.


İş yeri Sorunlarını İzleyin

Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezlerine göre, radyasyon, azot oksit, jet yakıtı ve bazı ortak endüstriyel kimyasal maddeler adet döngülerini bozarak doğurganlığı azaltabildiğini öngörmektedir. Tehlikeli kimyasallarla çalışılan bir işiniz varsa dikkatli olmalısınız. Dönen iş vardiyaları aynı zamanda doğurganlığı da etkileyebilir: Yaklaşık 120.000 kadın arasında yapılan bir çalışmada, dönen vardiyalı çalışanların, gündüz vardiyasında çalışanlara kıyasla %80 oranında daha fazla doğurganlık sorunu olduğunu tespit etti. O halde, mümkünse sürekli bir değişim isteyerek doğurganlığınızın en üst düzeye çıkarmayı ve bazı kimyasalların bulunduğu ortamlarda çalışmanız durumunda her zaman kişisel koruyucu donanımları kullanmayı unutmayınız.


Sükunet
 İsteyin

Stres, doğurganlığınızı engelleyebilir. Amerika’da hamile kalmaya çalışan 401 çift arasında yapılan çalışmada, stres biyobelirteçlerinden biri olan alfa-amilaz düzeyinin en yüksek olduğu kadınların, stres biyobelirteçlerinin en düşük seviyelerine sahip olan kadınlara göre yüzde 29 daha düşük gebelik olasılığı olduğu tespit edildi. Gevşeme teknikleri (meditasyon veya yoga gibi) yoluyla veya bir danışman ya da bir grubun desteğiyle stres yönetilmesinin öğrenilmesi ile hormonlarınızı tekrar yoluna sokabilirsiniz.

Geçmişte anneliğin en sık 20 – 25 yaş aralığında görüldüğünü, günümüzde ise anne olma yaşının yumurtlama kapasitesinin azaldığı ileri yaşlarda görülmektedir.

35 yaşından büyükseniz ve hamile kalmayı umarsanız, sağlıklı bir hamilelik için neyin gerekli olduğunu öğrenmelisiniz.

Hamileliğinizi etkileyebilecek kronik bir tıbbi durumunuz varsa, ebeveyn sağlığı ek önem kazanmaktadır. Hamilelik öncesinde ve sırasında tıbbi durumunuzu yönetmek için sağlık uzmanınızla birlikte çalışın. Unutmayınız ki, kendinize iyi bakmak, bebeğinizin bakımını yapmanın en iyi yoludur.