Obezite Nedir? Obezite Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

2

Obezite Nedir? Obezite Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi konusu çağımızın en çok üzerinde durulan konularındandır.  Obezite basitçe aşırı yağ dokusu olarak tanımlanır. Vücudunuz su, yağ, protein, karbonhidrat ve çeşitli vitaminler ve minerallerden oluşur. Çok fazla yağınız varsa – özellikle de belinizin çevresinde – yüksek tansiyon, yüksek kan kolestrolü ve insülün direncine yol açabilir ve diyabet gibi sağlık sorunları için yüksek risk altında olabilirsiniz.

Aşırı yağ (yağ) dokusunu belirlemek için birkaç farklı yöntem vardır; en yaygın olanı Vücut Kitle İndeksi (VKİ – BMI (Body Mass Index)) ‘dir.


Vücut Kitle İndeksi (VKİ) nedir? 

Vücut Kitle İndeksi (VKİ), aile öyküsü, cinsiyet, yaş veya ırk ne olursa olsun, boy ve kilo içeren matematiksel bir hesaplamadır. VKİ, bir kişinin vücut ağırlığının kilogram cinsinden, boyun metre cinsinden karesine bölünmesi ile hesaplanmaktadır. Bu hesaplama, çok kaslı kişiler için veya hamile veya emziren kadınlar için yanıltıcı olabilir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından, Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30’un üzerinde olan kişiler “obez” olarak kabul edilirler.

 VKİ = kg / m2

<18.5 zayıf
18.5-24.5 sağlıklı/normal
25-29.9 arası kilolu
30-40 arası obez
40-50 arası ileri obez
50 ve üzeri süper obez


Bel Çevresi Ölçümü

Bel çevresi, bir bireyde obeziteyi ölçmek için daha az kullanılan bir yöntemdir. Bu basit ölçüm belinizi ölçerek yetişkinlerde obezite ve ileri obeziteyi belirtir. Bel çevrenizi, kalça kemiğinizin üstünde ve göğüs kafesinin altında bir mezura (şerit metre) sararak ölçebilirsiniz.

Bayanlar için, 35 cm veya daha büyük bir bel çevresi sağlıksız kabul edilir. Erkekler için, 40 cm veya daha büyük bir bel çevresi sağlıksız kabul edilir. Obeziteyi belirlemek için bu yöntemle kullanılan bir sınıflandırma çizelgesi veya çeşitli aralıklar mevcut değildir.

Obezitenin Nedenleri 

Doğrudan veya dolaylı olarak obeziteye katkıda bulunan birçok neden vardır. Davranış, çevre ve genetik obeziteye katkıda bulunan başlıca unsurlar arasındadır. En yaygın olanlarını incelersek:

Davranış

Günümüzün hızlı tempolu yaşantı, sağlıksız davranışları beraberinde getirmektedir. Davranış, obezite durumunda gıda seçimleri, aldığınız fiziksel aktivite miktarı ve sağlığınızı korumak için yapılan çaba ile ilgilidir. Daha fazla kalori tüketirken, yeterli fiziksel aktivite yapılmamaktadır. Fiziksel aktivite, davranışları değiştirmede ve şekillendirmede önemli bir unsurdur.

Genetik

Bilim, genetiğin obezitede rol oynadığını göstermektedir. Genler, obezite ile sonuçlanan bazı bozukluklara neden olabilmektedir. Bununla birlikte, obeziteye yatkın olan herkes obez olacak diye bir durum yoktur. Hangi genlerin obezite için en çok katkıyı sağladığını belirlemek için şu anda araştırma devam etmektedir.

Çok Fazla Kalori Tüketmek

Bu günlerde insanlar önceki nesillerden çok daha fazla yiyecek tüketmektedirler. İnsanları sağlıklı yemeye teşvik etmeye ve halkın bilinçlendirilmesi yönünde yapılan kampanyalar için milyarlarca dolar harcanmasına rağmen, çoğumuz aşırı yeme içmeye devam etmekteyiz. Türkiye İstatistik Kurumu (Tüik) tarafından yayınlanan Türkiye’deki obezite oranı 2008 yılında %15,2 iken 2014 yılında %31,1 oranında artış göstererek %19,9’a ulaşmıştır. Artış oranı, kadınlarda %32,3, erkeklerde ise %24 olarak ölçülmüştür.

Artan gıda tüketiminin çoğunda karbonhidratlar (şekerler) oluşmaktadır. Tatlandırılmış içecek tüketiminin artması, son 30 yılda genç erişkinlerin çoğunun artmış karbonhidrat alımına önemli ölçüde katkıda bulundu. Dondurulmuş hazır gıdaların tüketimi aynı dönemde üç kat arttı.
Yerleşik Bir Yaşam Tarzına Liderlik Etmek

Televizyonların, bilgisayarların, video oyunlarının, uzaktan kumandaların, çamaşır makinesinin, bulaşık makinesinin ve diğer modern rahatlık getiren cihazların gelişiyle, genç nüfus; ebeveynlerine ve büyüklerine göre daha çok yerleşik bir yaşam tarzına yönlendirilmektedir.

Bundan yaklaşık on yıl önce insanlar alışveriş, bakkal, fırın, banka vb. gibi ihtiyaç duydukları yerlere yürüyerek giderken şimdi kendi araçlarını kullanarak gitmektedirler. Toplum arasında arabaya bağımlılık o kadar güçlü oldu ki birçok kişi gidecekleri yere yalnızca bir buçuk kilometre uzakta olsa bile araba ile gitmektedir.

Fiziksel aktivitenin hormonlarınızın çalışma şekli üzerinde etkisi vardır ve hormonlar vücudunuzun yiyeceklerle nasıl etkileşeme gireceğini belirlemektedir. Birçok çalışma, fiziksel aktivitenin insülin düzeyleri üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu göstermektedir yani dengede tutmak. Dengesiz insülin seviyeleri kilo alımı ile yakından ilişkilidir.

Yeterli Uykuya Sahip Olmamak

Araştırmalar, eğer yeterince uyku yapılmazsa, obez olma riskini ikiye katladığını ileri sürmektedir. Risk, hem yetişkinler hem de çocuklar için geçerlidir. Profesör Francesco Cappuccio ve ekibi 28.000’den fazla çocuk ve 15.000 yetişkinin kanıtlarını inceledi. Onların kanıtları, uyku yoksunluğunun her iki grupta obezite riskini önemli ölçüde arttırdığını açıkça göstermiştir. Profesör Cappuccio, hormonal değişiklikler sonucu uykusuzluğun artan iştah yoluyla obezite oluşturabileceğini açıklıyor. Eğer yeterince uykusuz olursanız, iştahı tetikleyen bir hormon olan Ghrelin (Açlık hormonu) üretirsiniz. Uyku eksikliği, vücudunuzun iştahı bastıran bir hormon Leptin (Tokluk hormonu) üretmesine neden olur.

Obezite Tedavisi

Tedavi açısından obezite hakkında ne yapacağınıza karar vermek kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Siz veya tanıdığınız birini obez olarak görüyorsanız, bu konuyu erken çözmek, başarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Doktorunuzla kilonuz hakkında konuşmanız ve hangi tedavinin sizin için doğru olduğuna karar vermesinde onunla çalışmanız önemlidir. Obezite sorununuzu çözmek için çeşitli yöntemler mevcuttur.

Sağlıklı Kilo Vermenin Faydaları

  • Daha az eklem ve kas ağrısı
  • Artan enerji ve daha fazla faaliyete katılma becerisi
  • Bedensel akışkanların ve kan basıncının geliştirilmiş düzenlemesi
  • Kalp ve dolaşım sisteminde yükün azalması
  • Geliştirilmiş uyku düzenleri
  • Kan trigliseridlerinde azalma, kan şekeri ve tip 2 diyabet gelişme riski
  • Kalp hastalığı ve bazı kanserler için azaltılmış risk.

Aşırı kilo kalp çalışmasının zorluğunu arttırır, aynı zamanda kan basıncını, kan kolesterolünü ve trigliserid seviyesini yükseltir ve HDL (iyi) kolesterol düzeylerini düşürür. Aşırı kilo bir kişinin diyabet gelişme olasılığının artmasına neden olabilir.

% 3-5 kilo kaybını sürdürmenize yardımcı olan yaşam tarzı değişiklikleri, kan şekeri, trigliseridler ve tip 2 diyabet geliştirme riski açısından klinik olarak anlamlı iyileşmelere neden olabilir. Büyük kilo kaybı da kan basıncını düşürmeye yardımcı olabilir ve kan kolesterolünü iyileştirir.

Her geçen gün yukarıda saydığımızda nedenlerden ötürü obezite dünyada artmaktadır. Yüksek vücut kitle indeksi, çocukluk ve hamilelik dönemindeki beslenme yetersizliği, yüksek tansiyon, yüksek kolestrol, demir eksikliği, sigara içme, alkol gibi önemli küresel sağlık sorunları olarak listenin en başında yer almaktadır.

Bazen yapılacak küçük değişiklikler hayatınızda büyük önem taşımaktadır. Şöyle ki; yeme alışkanlıklarını değiştirerek fiziksel aktivitenin arttırılması sağlanmalıdır. Vücut yapısı hakkında eğitimli olmak ve uygun bir şekilde nasıl beslenilmesi gerektiğini bilmek.

Sağlıklı günler dileriz.