Tekrarlayan Gebelik Kayıpları – Nedenleri ve Tedavisi

0

Tekrarlayan gebelik kaybı, bir kadının hamileliği 20. haftasına ulaşmadan önce 2 veya daha fazla klinik gebeliklerin düşükle sonuçlanması durumudur. Klinik gebelikler, bir sağlık uzmanı tarafından ultrasonla teyit edilen gebeliklerdir. Bir kan veya idrar testi yoluyla tespit edilen ancak ultrasonla görüntülenemeden biten gebelikler, kimyasal gebelikler olarak sınıflandırılır ve farklı şekilde tedavi edilir.

Tekrarlayan Gebelik Kayıplarının Nedenleri

Tekrarlayan gebelik kaybının tanınmış nedenleri genellikle türlere göre gruplandırılır:

Genetik Nedenler

Her tipteki düşüklerin çoğunluğu (% 60 düzeyde), çok fazla sayıda kromozoma sahip olma veya çok az sayıda sahip olma gibi genetik anormalliklerden kaynaklanmaktadır. Bu anormalliklerin çoğu kopyalama hatalarıdır, ancak bazen genetik bozukluklara neden olabilecek yapısal olarak düzensiz kromozom olan kromozom translokasyonların (bir kromozomun kaybolan parçasının ya da kopan bir parçasının başka bir kromozoma yapışması şeklinde görülen kromozom anomallikleridir) bir veya her iki ebeveynden taşınmasının sonucudur. Sonuç olarak, çoklu düşüklere uğrayan ebeveynler genellikle kromozom testine tabi tutulurlar.

Fiziksel Nedenler

Bazen bir kadının rahminin şekli anormal olabilir, bu da büyüyen bir gebeliğin devam etmesini zorlaştırır. Düşüklere yol açabilecek diğer anatomik konular arasında rahimde büyüyen zararsız tümörler ve rahim perdesi adı verilen ve gebeliği destekleyecek kadar küçük rahim yapısına sahip bir doku bandı bulunur.

Fiziksel anormallikler ultrason, röntgen, MR veya histeroskopi (rahim içine bakmak için bir kamera kullanarak) ile tespit edilebilir. Bulunan fiziksel soruna bağlı olarak, sorunu düzeltmek için ameliyat yapılabilinir.

Otoimmün (Doğuştan gelen bağışıklık) Nedenler 

Doktorlar tüm otoimmün koşulların gebelikleri nasıl etkilediğinden emin değillerse de, -Antifosfolipid sendromu gibi bir durum- tekrarlayan gebelik kaybıyla açıkça ilişkilidir. Bazı tahminlere göre, tekrarlayan gebelik kaybı tanısı alan kadınların % 42’si antifosfolipid antikorları için yapılan testin sonucu olarak pozitif çıktığını tespit edilmiştir.

Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan kadınlar, özellikle de hastalığın diğer özelliklerine sahip olanlar antikardiyolipin antikorları ve lupus antikoagülanı için test edilmelidir.

Hormonal (endokrin) Nedenler

Endokrin bozuklukları, şeker hastalığı, tiroit bozuklukları, PCOS veya hiperprolaktinemi gibi – ükseden gebelik kaybı vakalarının yaklaşık % 17 ile % 20’sinde rol oynamaktadır.

Çoğu kadın TSH (tiroid stimüle edici hormon) düzeylerini test ettirir ve kadının tıbbi geçmişine, serum prolaktinine veya diğer hormon düzeylerine göre değişmektedir. Diyabet ve tiroid bozuklukları, kontrol altındaysa, düşük için risk oluşturmaz. PCOS tedavisi zor olabilir, ancak hastalar progesteron takviyesinin gebelik oranlarını iyileştirebileceğini bilmelidirler.

Açıklanamayan Nedenler

Tekrarlayan gebelik kaybı olan hastaların yarısından fazlasının, açıklanamayan tekrarlayan gebelik kaybına sahip olması, bu da, tedavide belirli bir nedeni tespit edemediği anlamına gelir. Bu hastalara çeşitli tedaviler önerilebilir, ancak bu hastaların tedavisi için evrensel bir öneri yoktur. Buna rağmen, hamileliğin genel şansı, hiçbir müdahale olmaksızın,% 50’den fazladır iyidir.

Tekrarlayan Gebelik Kaybı Tedavisi

Tekrarlayan gebelik kaybı olan hastalar için tedavi önerileri, nükseden gebelik kaybının altında yatan nedene dayanmaktadır. Çalışma sonuçları ne olursa olsun, başarılı bir gelecek gebelik şansı yüksektir. Çalışma sonucunda herhangi bir anormallik saptanmazsa % 77, bir anormallik tespit edildiğinde % 71 olur.

Bir karyotipik (kromozomal veya genetik) bir anormallik bulunan kişiler genellikle genetik araştırmalar için ilgili birime sevk edilir. Orada bir uzman, genetik anormallik nedir ve ileride kromozomal olarak normal veya anormal gebelik yaşama olasılığını araştırabilir. Bazı çiftler, bebeklerinin genetik yapısını kontrol ettirmek için gebelik sırasında doğum öncesi genetik araştırmalara başlamayı seçebilirler. Bunların arasında, birinci üç aylık dönemde biyopside veya köryonun erken döneminde biyopsiye alındığında Koryon villus örneklemesi (CVS) yapılmaktadır.

Ikinci üç aylık dönemde amniyon sıvının bir kısmı alınarak amniyosentez yapılmaktadır.

Rahim anormalliği varsa, duruma bağlı olarak ameliyat yapılabilir. Antifosfolipid sendrom tanısı konursa, kan pıhtı oluşumunu azaltacak bazı ilaçlar verilir. Tiroid fonksiyon bozukluğu veya diyabet teşhisi konursa spesifik ilaçlar reçete edilebilir.