Yeni Doğan Bebeklerde Görülen Sarılık Nedir ?

1

Yeni doğan bebeklerde görülen sarılık, kanda Bilirubin maddesinin birikiminden kaynaklı cildin ve gözlerin beyaz kısmındaki (sklera) sarı renk değişikliğidir. Bilirubin, kırmızı kan hücreleri bozulduğunda üretilen sarı bir maddedir.

Sarılık, yeni doğan bebeklerde sık görülmektedir, çünkü bebeklerin kanı yüksek seviyede alyuvar hücrelerine sahiptirler ve bunlar parçalanır ve sıklıkla değişir. Yeni doğan bebeklerde karaciğer de tam gelişmiş değildir, bu nedenle bilirubini kandan uzaklaştırmada daha az etkili olur.

Sarılık, yeni doğan bebekleri etkileyebilecek en yaygın durumlardan biridir. Her 10 bebekten 6’sı sarılık geçirmektedir ve erken doğan 10 bebeğin 8’i (gebeliğin 37. haftasından önce doğan bebekler dahil) sarılık olmaktadır.

20 bebekten yalnızca 1’inde, tedaviye ihtiyaç duyacak kadar kanda yüksek seviyede bilirubin vardır.

Doğumdan sonraki 72 saat içinde sarılık belirtileri olup olmadığı, yeni doğan fiziki muayene sırasında ortaya çıkmaktadır.

Yeni doğan sarılık gelişimi açısından en yüksek risk altındaki bebekler şunlardır:

  • Prematüre bebekler veya gebeliğin 37. haftasından önce doğan bebekler
  • Yeterli miktarda ya da hiç Anne sütü almayan bebekler
  • Kan grubu anne kan grubuna uygun olmayan bebekler

Yeni doğan sarılığının diğer nedenleri şunlardır:

  • Doğum sırasında morarma veya diğer iç kanamalar
  • Karaciğer sorunları
  • Enfeksiyon
  • Enzim eksikliği
  • Bebeğin kırmızı kan hücrelerinde bir anormallik

Hafif sarılık genellikle bebeğin karaciğeri doğduktan sonra gelişmeye başlarken kendiliğinden çözülmüş olur. Eğer sarılık bu düzeydeyse, Sık beslenme/emzirme (günde sekiz ile 12 defa) doğal tedavi yöntemidir.

Şiddetli sarılık genellikle fototerapi ile tedavi edilir. Fototerapi, bebeğinizin vücudundaki bilirubini parçalamak için ışık kullanan en yaygın ve son derece etkili bir tedavi yöntemidir. Fototerapide, bebek mavi ışık altındaki özel bir yatağa yerleştirilir ve yalnızca bebek bezi ve özel koruyucu gözlük takılır. Ayrıca fiber optik bir battaniye de bebeğinizin altına konabilir.

Bu ışıklar bir bebeğin derisine nüfuz edebilir ve çocuğun içindeki bilirubini etkileyebilir. Işık, bilirubin’i lumirubine dönüştürür ve bu da bebeğin vücudu tarafından kolayca işlenir.

Fototerapiye başlanıp başlamayacağına karar vermede iki faktör vardır: çocuğun yaşı ve bilirubin seviyesi.

Daha yüksek bilirubin seviyesi olan küçük çocuklarda tedavi daha sık gerekecektir.

Çok şiddetli sarılık vakalarında ise kan değişim nakli gerekli olabilir. Bebeğin hasar görmüş kanının yerine sağlıklı kırmızı kan hücrelerinin yerini almaktadır. Bu aynı zamanda bebeğin alyuvar sayımını arttırır ve bilirubin düzeylerini düşürür.